Etiket arşivi: iyi bir evlilik nasıl olmalı

hamile eşime nasıl davranmalıyım?

mutlu bir evlilik nasıl olurhamile eşime nasıl davranmalıyım? karım hamile ne yapmalıyım? mutlu bir evlilik nasıl olur bir ömür mutlu evlilikler için neler yapılır? diye düşünen duygulu ve duyarlı beyler için tebessümle okuyacakları bilgilendirici bir yazı. malumdur ki, hamilelikte eş desteği hamile kadına büyük moral verir ve bebeğin de mutlu bir birey olması yolunda önemli bir ilk adımdır. anne ne hissederse ruhsal manada mutlu/mutsuz oluşuna ve moraline göre bebek de bundan ciddi anlamda etkilenir. bu nedenle hamilelikte eşe düşen görevler ciddiyetle ele alınmalıdır, özellikle de bebeğinin sağlıklı ve zeki bir birey olmasını temenni eden ebeveynler için. örneğin; hastaneye doktor kontrollerine şikayet etmeden istekle gitmek, ultrason kağıdına mutlulukla bakmak, akşam eve dönüşte minik süprizler yaşatmak, hamilelikte artık yatarken bile yorulan kadınların ev işleri için yardımcı tutmak, mutfak alışverişlerine birlikte çıkmak vs. bunlar hamilelerin moralini yükseltir. hamileyken mutsuz edilen ve morali düşük kalan annelerin doğuracağı bebekler ister istemez yüksek oranlarda sorunlu olabilecektir.

hamile eşime nasıl davranmalıyım?

Hamileliğin kadınların sırtındaki bir yük olduğu doğru olmasına rağmen, erkekler için de çok fazla stres demektir. Eşinizin hamile olduğu dönemde gerçekleşmesi kesin olan birçok durumdan bahsedebiliriz.
Hiçbir zaman bu değişikliklere tam anlamıyla hazır olamazsınız belki; ancak başınıza gelecekleri bilmeniz gene de yararınıza.

Sakın panik yapmayın. Bütün bunların hepsi gayet doğal gelişmeler!
Hamilelik, kadınların hayatlarındaki en güzel dönemlerden biridir ve birçok erkek, eşlerinin hamilelik dönemlerinde özellikle büyüleyici göründüğünü düşünmektedir. Ama bu sürece yakından bakıldığında, eşlerin hayatlarında ciddi değişiklikler olduğu da görülebilir. Burada, kadınların hamilelik dönemlerinde aldığı kilolardan bahsetmiyoruz yalnızca.

Eşinizin hamilelik günlerinde kendinizi hazırlamanız gereken şeylerin ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?
Havada aşk var – peki ama bu koku da neyin nesi?
Baharatlı ağır bir yemek yedikten sonra kendinizi nasıl hissedersiniz? Hamile eşiniz bütün gün böyle hissediyor işte. Hamilelik döneminde kadınlarının gazı olması çok doğaldır. Normal bir insan günde 14-23 kere arası gaz çıkarırken, bu rakam kadınlarda iki katına çıkmaktadır. Bu durumun temel nedeni, progesteron hormonudur. Ayrıca rahmin genişlemesi de bu durumun nedenlerinden biridir.

Her zaman sevgilinizin size baktığında ağzının suyunun akmasını istediniz, değil mi?
Eşiniz hamile kaldığında bu arzunuz gerçek olacak. Ama hiç de sandığınız şekilde değil. Birçok hamile kadında hormonal dengesizlikler nedeniyle salya miktarı artar.

Bu sorun özellikle hamileliğin ilk üç ayında görülür. Ancak 9 aylık süreç içinde ara ara kendini gösterecektir.

Eşiniz kilo alacak ama ne kadar?
Hamilelik döneminde bir kadının kilo alması gayet doğa olsa da, bazı erkekler bu aşırı kilolara hazırlıklı değildir. Yakın zamanda gerçekleştirilen bazı araştırmalara göre, ortalama olarak hamilelik döneminde 10-15 kilo alınmaktadır.

Bunun üç kilo kadarı bebeğe aittir. Geri kalanı ise plasenta, amniyotik asit, rahim duvarındaki katmanlar, diğer vücut sıvıları ve kandır. Elbette bir de hamileliğin son döneminde mideye indirilen 23 kutu dondurma.

Büyük ayak
Büyük ayaklı erkeklerle ilgili ne derler bilirsiniz. Peki ama büyük ayaklı kadınlar hakkında ne dendiğini bilir misiniz? Muhtemelen hamile oldukları.

Hamile kadınlarda vücudun tuttuğu fazla su, kendini el, yüz ve ayakların şişmesi şeklinde gösterir. Şişme genellikle hamileliğin ilk üç ayında görülür. En kötü durumlar ise sıcak havada ve günün sonuna doğru yaşanır.

Şişme vakaları genellikle doğumdan sonra yok olur ama bazı kadınların ayakları hiçbir zaman hamilelik öncesi dönemdeki boyutlarına dönmez.

Kadınlar gerçekten de birkaç yüze mi sahiptir?
Hamile kadınlar kesinlikle sahiptir. Hamilelik döneminde gerçekleşen hormonal değişiklikler, kadınların alın, burun, çene ve yanaklarında, “hamilelik maskesi” de denilen kahverengi ya da sarı tonlarda lekelerin oluşmasına neden olur.

Ancak endişeye gerek yok. Hormonal değişiklikler nedeniyle olan diğer her şey gibi, bu durum da doğumdan sonra yok olacaktır. Asıl endişelenmeniz gereken, kadınların bazen arkasına saklandıkları, hamilelikle ilgisiz diğer maskelerdir.

Siyah boya kalemiyle oynuyormuş gibi
Ama oynamıyor. Bu da hormonal değişikliklerle ilgili bir durum. Göbek deliğinden pubik bölgeye uzanan koyu hat oluşumunun nedeni, hamilelik maskesi denilen durumla benzer değişikliklerin bir sonucudur. Bu da doğumdan sonra yok olur. Ancak o ana dek, hamile eşinizin siyah boya kalemleriyle kendini çizdiğini düşünebilirsiniz elbette.

Göğüsleri hiç böyle olmamıştı
Büyük? Doğru! Farklı? Bu da doğru!

Hamile kadınların göğüsleri genellikle bir ya da iki numara büyür. Ancak göğüslerde gerçekleşen değişimler bununla sınırlı değildir. Hamilelik damarların daha görünür olmasını sağlar. Bu nedenle eşinizin göğüsleri bir haritaya benzeyebilir. Meme ucunun etrafındaki alan koyu bir ton kazanır. Kolostrum denilen kıvamlı, sarımsız bir sıvı göğüslerden sızar. Bu değişikliklerin çoğu eşiniz emzirmeyi bıraktıktan sonra yok olacaktır.

Ancak göğüslerin hamilelik öncesindeki döneme dönmesi için biraz daha zaman gerekebilir.

O bir lise öğrencisi mi, karınız mı?
Hormonal değişikliklerin bir diğer sonucu, hamile kadınların lise yıllarına dönmesidir. Ciltleri yağlanarak akne dolar, bazen karın ve uyluklarda kırmızı lekeler belirebilir. Bütün bu değişikler doğumla birlikte yok olur. Ancak bir süre için bir lise öğrencisiyle çıkıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz.

Birlikte çok daha az vakit geçireceksiniz
Çünkü karınız çoğu zamanını banyoda geçirecek. Hamile kadınların vücutlarında daha fazla kan ve dolayısıyla daha fazla sıvı bulunur. Ayrıca bebek büyürken, idrar torbası üzerindeki baskıyı arttırır. Bu da banyo ziyaretlerinin artmasına neden olur. Bu durum da doğumla birlikte ortadan kalkacaktır.

Doğuma dek yalnızca sabırlı olmanız ve tuvalet genellikle dolu olacağından, daha az sıvı tüketmeye dikkat etmeniz gerekiyor, o kadar.

kaynak: top shop

gelin ve damat neden gelin arabasına biner?

gelin ve damat neden gelin arabasına biner?

gelin ve damat neden gelin arabasına biner? düğün hazırlıkları yaparken gelin arabası için arabamızı süslemek veya gelin arabası için otomobil kiralamak gerekir. Evlenmek yeni bir hayata başlamaktır. Evlenmenin aşamalarından biri de gelin arabasıyla gerçekleşmektedir. Gelin ve damadın yaya olarak düğün mekanına gelmesi İmkansız!.. Geçmişimizden bu güne kadar gelin ve damadın her zaman ayakları yerden kesilmiştir. Olur mu öyle şey demeyin. Geçmişte, günümüzde, kırsal kesimde olsun, gelinin evinden alınmaya gidildiğinde araba olmazsa bile, at ile at yoksa kağnı tipi araçlarla gelin alınırdı… Neden böyle bir şey yapılmış, neden gelin ve damadın ayakları yerden kesilir… Bu olay tamamen padişahlık ve krallıklar dönemine kadar uzanır… Hangi ırk ve dinden olursa olsun, gelin her zaman damada hediye olarak nitelendirilmiştir. O nedenledir ki güvenliğine ve korumasına daha önem verilmelidir… Bir rivayete göre; Roma imparatorluğu döneminde, iki genç çift arasında nikah kıyılır… Damat asker olduğu için acilen çağrılır… Damat atına biner ve eşine “sen eve git ben geliyorum” der. Bunun üzerine damat gider, gelinde büyüklerini oracıkta gördükten sonra yürüye yürüye evinin yolunu tutar. Gelinin yürüdüğünü gören Romalı köylülerden biri at verir. Ve gelin ata biner. Lakin gelin köyüne doğru hızla ilerler. Gelinde gözü olan bir Romalı yol üstünde gelinin önünü keser. Ne yapsa ne etse gelin bu romalıdan kurtulamaz. Romalı gelini alır kendi atıyla birlikte kaybolur. Aradan zaman geçer gelin ve damat tarafının ailesi gelinden haber alamaz. Bunun üzerine aileler köye gider. Gelin ne eve gelmiş, ne de ortalarda görünüyor. Her yere haber salarlar ama gelin bir türlü bulunamaz. Damat seferden gelir canından çok sevdiği eşini bulamaz. Bunun üzerine kendisi yeniden sefere gider ve bir süre sonra damattan da haber alınamaz. Bu olay günümüze kadar gelir. Hatta Anadoluda ve eski dönemlerde bu tip kız kaçırma vakaları da çok yaşanmıştır.

gelin ve damat neden gelin arabasına biner?

Gelin arabası günümüz hikayelerinde bile vardır. Kül kedisi, prenses hikayeleri, presin rüyası, pamuk prenses, gibi vb. bir çok masal ve hikayelerde dikkat ederseniz birbirini seven çiftler her zaman şaşalı bir arabaya veya ihtişamı güzel bir ata binerler. Daha sonra bu çift mutluluğa, sevgiye ve güzel günlere doğru yola çıkarlar. Kişilerin ruhuna bu kadar girmiş bir olguyu siz silebilirmisiniz? Şimdilerde bu olgu iki türlü olmuştur. Araba süslendiği için ve bu araba gelini götüreceği için gelin arabası denmektedir. Bazı çiftler arabaları süslemeden direkt farklı renkte bir arabayla da yeni evlerine doğru giderler. Gelin arabasının ayrıcalıklı olmasının ana nedeni ise evlenecek olan çiftleri ön plana çıkartmak ve yeni bir hayatı güzel karşılamak, mutluluğa doğru gittiklerini göstermektir. Gelin arabasının süslenmesi ve diğerlerinden ayrı olmasının özelliği, rivayetlere göre şöyle: Gelin arabasının, halkın prenseslere özenmesinden kaynakladığı ve bu yüzden evlenen kişilere ayrıcalık tanınması için yapıldığı ifade ediliyor. Böyle oluncada gelin arabasının ayrı özellikler taşımaktadır. Evlilik bir yağmur gibidir. Yağmurun fazla yağması sel olmasına neden olur ve yıkar geçer, azı ise kurak bırakır. Evlilikte böyle bir müesesedir. Sevginizi, prensiplerinizi, kırgınlığınızı, içerideki ve dışarıdaki ilişkilerinizi, ekonominizi iyi ayarlamanız gerekmektedir. Görünüşte basit lakin içerisine girdiğinizde labirente düşmüş gibi olursunuz. Bu kadar karmaşık bir olguya karar veriyorsunuz. Bunun için sıkılmadan okumanızda her zaman fayda vardır. Böylelikle evlilik müesesindeki zorlukları görerek önceden alışmış oluyorsunuz. Gelin arabasının hazırlanmasındaki olguları da detaylar içerisinde incelemenizde fayda vardır.

Giden Sevgili Nasıl Geri Getirilir? Terk Eden Sevgili Nasıl Döner?

aşk sevgili giden sevgili nasıl geri getirilir

Giden Sevgili Nasıl Geri Getirilir? Terk Eden Sevgili Nasıl Döner?

Gelen mektuplara bakıyorum ve anlıyorum ki, her yanımız yaralı yüreklerle dolmuş. Ayrılık kokuyor sokaklar. İlişkiler, artık bitmek üzerine mi kuruluyor?

Giden Sevgili Nasıl Geri Getirilir? Terk Eden Sevgili Nasıl Döner?

Pek çok kişiden aynı soruyu duyuyorum. “Sevgilim beni terk etti, nasıl döndürürüm? Sevgilim nasıl geri döner” yazılı onlarca cümle düşüyor posta kutuma her gün. İçim acıyor elbette! Biten her şey, ardında biraz hüzün bırakıyor.

Gidenden geriye kalan yürek artığının adı, çaresizlik! Bir şekilde çıkış arıyor insan ama nafile bir çaba değil mi gideni döndürmek?

Öncelikle, bir gidiş varsa ortada, bu sebepsiz değildir. Doğru, yanlış, iyi, kötü, beğenelim ya da beğenmeyelim, hak verelim ya da haksız bulalım; kendince bir nedeni vardır gidenin. Hiçbir gidiş, aslında o anın hareketi değildir. Öncesinde birikmiş şeyler vardır.

Gitme kararı, nadiren ansızın verilir. Bir cinnet gibi, apansız vazgeçebilmek ender yaşanır. Genellikle gideceğinin sinyallerini daha önceden vermiştir giden. Denemiştir, beklemiştir, aklındaki sorulara bir yanıt aramıştır.

Bize mantıklı gelmese de, kendince bir çıkmazın içindedir giden. İstediğini elde edememiştir, aradığını bulamamıştır. O zaman, onca vakti niye geçirir diye soracaksınız mutlaka! Çünkü o süreyi bitirmeden karar verilemez!

Birini hayatına dahil edip etmeyeceğini, onunla aynı yolda yürüyüp yürüyemeyeceğini nasıl belirlersin? Ekmek alır gibi alınmaz ki insan! Elbette bir zamana ihtiyaç duyarsın. Buraya kadar bir sorun yoktur da, olay geçirilen sürenin uzamasıyla başlar. Ne kadar uzun kalırsa, o kadar beklenti içine sokar bizi. Aynı noktada buluştuğumuzu sanıp, üstüne hayal kurmaya başlarız doğal olarak.

Galiba işin püf noktası orası! Karşındakine yatırım yapmadan önce iyi düşünmek gerekiyor. Beklentiye dönüşen zamanlar, sonunda bizi yaralıyor.

Giden sevgili nasıl döner, ben de bilmiyorum. Üstelik bunun üstüne hiç kafa yormuyorum. Beni ilgilendiren kısım, gittikten sonra kalanın hayatına devam etmesi. Gitmeyi kafaya koymuşsa biri, dünya geçse önüne durduramaz. Ayrıca niye durduralım? Zorla kalanın sevgisine nasıl güvenilir ki? Ne beklenir ısrar yüzünden yanında kalandan?

Ortada gerçekten bir sorun varsa, gitme aşamasına gelmeden kurtarılmalıdır ilişkiler. Avareliğinden gitmek istemişse giden, yolu açık olsun! Şairin dediği gibi; birçok gidenin her biri memnun ki yerinden….

Kaynak: MSN Kadın Candan Ünal

Eklemek istediklerim şunlar arkadaşlar. Eğer sevgiliniz size mantıklı bir neden sunup ayrılmış ise bence bunu kabul edin ve kimsenin peşinden koşmayın. Tamam gerçekten seviyorsanız deneyin, seven sevdiğinin yanında olmalı. Ama bunun için O’na biraz zaman tanıyın ki düşünsün, sizden iyice bıkmasın, nefret ettirmeyin kendinizden. Bu süre zarfında kimseyle beraber olmayın O’nu sadakatle bekleyin (gerçekten seviyorsanız tabi..) Bir süre sonra yoklayın. Seviyorsa zaten sizi özlemiştir ve O’nu aramanıza, sormanıza kayıtsız kalmayacaktır. Ama hala aynı mazeretleri sunuyor ve geri dönmek istemiyorsa eski sevgiliniz (hatta hatta telefonlarınıza çıkmıyor ya da e-maillerinize cevap vermiyorsa) üzgünüm ama O çoktan kararını vermiş ve gitmiştir. Ya da bir süre daha düşünmek istiyordur. Ama siz beklemeye devam edin. Sadece bir iki kez arayın ve/veya mail atın. Sonra işin 2. kısmı yani en zor kısmı olan bir süre daha bekleme kısmına geçin. Bir ay daha bekleyin. Ama hala bir ses seda yoksa hayatınızı O’nsuz şekillendirmeye başlayın derim. Böylesi ikiniz için de daha hayırlı olacaktır. Ne demişler, “zorla güzellik olmaz”.. Mutluluklar dilerim hepinize.. Umarım doğru kişiler için akar gözyaşlarınız, umarım yanlış insanlar için zaman harcamazsınız..

NOT: Eğer sevgilinizi aldattıysanız ya da bir/birkaç yalan söylemeniz yüzünden O’nu kaybettiyseniz sevgiliyi geri getirmenin tek yolu O’na değiştiğinizi göstermek ve bir daha aynı hataları tekrarlamamaktır. Aksi halde sevgilinizi geri döndürseniz de elinizde uzun süre tutamazsınız…